« Önceki |

Pazartesi, Kasım 23, 2009

Hem Gavuruz, Hem Faşistiz

Bu sıralar reklamlarda sıkça çıkıyor. Hem iki koltuk yanyana olsun, hem cam kenarı olsun gibilerinden sloganlar.

İzmir için bugün Taraf (adı bile ne halt olduğunu açıklıyor) gazetesi güzel bir manşet atmış.
"İzmir’de taş devri" demiş. Haberin içeriğinde ise abartmalar o kadar fazla ki, duyan savaş çıktı sanır. Apartmanlardan piknik tüpleri atılmış, lavabo taşı atılmış atılmışta atılmış. (Neyse kimlere ve neye hizmet ettiği açıkça belli olduğundan pek detaya girmeyi gerek görmüyorum.)

Ekşi sözlüğü uzun süredir takip etmiyordum. Son zamanlarda boş vakitlerimde sözlükçülerin neler döktürdüklerini takip ediyorum. Maşallah ibonun "o eski halinden eser yok şimdi" dizesini anımsatır halde. Sözlükte tamaman liberal maskeli faşistler (sıfat için Can Ataklıya teşekkürler) tarafından basılmış. Dinciler, yobazlar, kürt milliyetçileri ortalığı sarıp sarmalamış.

Yazıları okudukça kan beynime sıçrıyor. Sanki alayı ahmet altan isimli zatı muhteremin stajerliğini yapıp sözlüğe salınmış. Olayları tek yönlü, provake etme amacıyla abartarak haber haline getirmek ve yorum yapmak için ordalar sanki.

Yıllardır her an her yerde karşımıza çıkan pkk sempatizanları esnafın dükkanının, günahsız insanların arabalarına, bankaların camlarına, devlet malının, polisin, vatandaşın, askerin üzerine taş yağdırırken demokratik hak olarak değerlendiriyor bu liboşlar. Fakat pkk bayrağı açan, ömür boyu hapse mahkum olmuş terörist bir adamın lehine slogan atar, yol kenarında duranların üzerine arabayı sürer. Sonra üstüne üstlük MHP ilçe başkanlığının önünde durup halkı kışkırtır. Sonra taşlanınca ilkokul çocukları gibi öğretmene şikayet ederler.

Olayların yaşandığı yer evime yaklaşık olarak 7-8 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Çocukluk ve ergenlik dönemimin geçtiği Eşrefpaşa'nın insanlarını iyi tanıdığımı düşünüyorum. Şöyle ki, asla kürtlere karşı ne bir kötü tavır, ne kavga, ne ayrımcılık yoktur. Benim yaşadığım yaklaşık 15 sene içinde olmamıştır (halada annanem oturmakta devamlı gidip geliyorum şahit olmadım hatta karşı komşumuz kürt). İzmir aldığı göçten dolayı yolda yürürken gün içinde karşınıza yüzlerce kürt çıkar. Özellikle Eşrefpaşa'nın yukarısında Çimentepe/Kadifekale/Ballıkuyu gibi semtlerde yoğundur. Ama bu güne kadar sen kürtsün vıdı vıdı vıdı diye bir kavga gürültü olmamıştır olmaz. Hatta yaşlıların ismini kullandığı kürt mahallesi diye bir yer bile vardır. Her ne kadar şuan eski adını pek bilen olmasada, vakti zamanında kürtlerin yoğun olduğu bir yermiş. Rahmetli dedeminde baya fazla sayıda kürt arkadaşının olduğunu anlattıklarından hatırlıyorum. Yani ne bileyim düşünüyorum benimde kürt arkadaşım var. Ama biz ona bunu hissettirmedik, oda bize bunu hissettirmedi bi ayrım yok, olmadı bu güne kadar.

Yazının bundan sonraki kısmı malesef blogcunun azizliğine uğradı ve kayboldu.

Uzun uzun anlatmak yerine Bursa Nutku ve Hasan Tahsin anahtar kelimelerinden çok şeyi anlayabilirsiniz. Bize yakıştırılan faşist sıfatı için ekşide çok güzel bir yorum vardı eğer bu olay faşistlikse mussolini benim yanımda insan evladı kalır yazmıştı katılmamak elde değil. 

Son noktayı koymak gerekirse kürtlerle kardeş, pkk ve yandaşlarıyla düşmanız hepsi bu...

Cuma, Kasım 20, 2009

Sen dinlensen ne olacak be adam...

Dinlenildiğimizi zaten biliyorduk ama bu kadar yaygın olduğunu yeni öğrendik açıkçası.

Ama benim kafama takılan telefonda en fazla karısıyla-kocasıyla kavga eden, bakkaldan gelirken iki ekmek al bey diyen kişilerin dinlenmekten neden bu kadar korktuğu?

Herhalde sanıyorlar ki birileri sürekli onları dinliyor işleri güçleri yokmuş gibi.

Bir haber kanalı sokağa muhabirini salmış ropörtaj yapıyorlar. Dinlenmekten korkuyor musunuz? Dinlendiğinizi düşünüyor musunuz?

Herkes evet diyor şaşıp kalıyorum. Yahu amcam bir ayağın çukurda, gözünün biri toprağa bakıyor seni dinleseler ne olacak.

Ama sonradan teşhis koydum. İnsanlar kendilerini dinlenecek kadar önemli olduğunu hissetmek, egosunu azcık okşamak için böyle düşünüyor.

Acı gerçeği söylüyorum sade suya vatandaşsın işte be adam, seni kim dinleyip ne yapsın?

Cuma, August 14, 2009

Tayyip Erdoğan'ı hem edebe hemde adaba davet ediyoruz.

Bir önceki yazımda üniversiteli gençlerin yaptığı protestoyu yazmıştım.

Ben onu yazdıktan hemen sonra başbakan bir açıklama yaptı ki saç baş yoldurur cinsten.

Şehit annesiyle, terörist annesinin bir araya gelmesine "şehit anneleri buluştu" dedi.
Herhalde kendisi şehitle leş arasındaki farkı bilmeyecek değil. Bu yüzden kasıtlı olarak bilerek yaptığını düşünüyorum hatta eminim. Bu yaptığı bir değil iki değil kabak tadı verdi bu terbiyesizlikler...

Asıl adaba davet edilmesi gereken kendisidir. Her karşıt görüşe ideolojik tepki diyor. Kendi yaptıklarına demokratik hak diyor.  Çıkıpta kriz ne olacak diyen vatandaşı yaka paça dışarı attırıyor.  Daha öncede çiftçilere, işçilere bir çok kez böyle hareketlerde bulundu. "Ananıda al git" gibi bir çok söz söyledi. Söylemediklerini ise ya polisler, ya korumalar bir güzel susturdu.

Ben seni edebe va adaba davet ediyorum Tayyip Erdoğan bu dünya ne sana kalır, ne bir başkasına elbet günün birinde bu toplum seni yaptıklarından dolayı lanetle anacaktır.

Salı, August 11, 2009

Afferim Çocuklar...

Geçtiğimiz hafta öğrencilerin harç zamlarını protesto etmesi ve polislerin bu gençleri yaka paça alıp götürmesiyle ilgili bir yazı yazmıştım.

Aynı gruptan öğrenciler başbakanlığa pankart açıp yürümüşler. Kimsede ellememiş.
Nasıl olur yahu diyeceksiniz eminim. Şöyle olmuş, ilk açtıkları pankart "Teşekkürler Başbakanım" şeklindeymiş ve teşekkürler başbakanım diye slogan atarak yürümüşler.

Polislerde başbakana teşekkür eden gençlere müsade etmiş. Sonra bizim gençler pankartı yırtıp başka bir pankart çıkartmasınlar mı :) Hemen apar topar dağıtmışlar öğrencileri.

Padişahım çok yaşa demek suç değil, padişahı kötülemek suç.
Burası Türkiye...

Perşembe, August 6, 2009

Çalık ve Ciner Grubunun Ağzı Sulandı...

Az öncede bir yazı yazmıştım. Sabahtan okuduğum gazetelerde gündem bayağı bir kalabalıktı konular birbirine karışmadan şöyle ayrı ayrı ağız tadıyla yazmak istedim.

Çalık ve Ciner grubu malumunuz hükümete yakınlıklarıyla biliniyor. Bugün Putin ülkemize geliyor,  15 anlaşma imzalanacakmış enerji ile ilgili vs.

Tayyip Erdoğan'ın kankisi azgın teke Berlusconi'de piyangodan çıkıp bugün geleceğini bildirmiş.

Olay kısaca şu algülüm-vergülüm yapılacak. İhaleler ciner ve çalık grubuna verilecek vs. vs. kısacası her zaman yaşadığımız bildiğimiz olaylar.

Uyanık olmak birşeyi değşitirmiyor, düzeni değiştirmek gerekiyor...

Perşembe, August 6, 2009

Tarafsız (!) Meclis Başkanımız Seçildi

Köksal Toptan tüm partilerin ve halkın gözünde eşitlikçi bir meclis başkanıydı. Herkes tarafından kabul görülmüş, sevilmişti.

Muhalefet liderleri bile Köksal Toptan'ın tekrar aday gösterilmesi halinde destek vereceklerini açıklamışlardı.

Fakat öyle olmadı. Diktatör Tayyip Erdoğan adayı gösterdi ve aday seçildi. Mehmet Ali Şahin "Milli Görüş" akımından gelenlerden. Böylece Devletin en üst 3 kademesinin eşi türbanlı oldu.

Aslında vurgu yapmak istediğin nokta. Tayyip Erdoğan'ın bir aday göstermesi ve o kişinin kayıtsız şartsız seçilmesi. Yani kasıt Mehmet Ali Şahin değil. O veya bir başkası olabilir. Benim kafama takılan bu seçimde oy veren insanlarda hiç bir gram onur veya gurur yok mu? Kendi iradeleri, fikirleri yok mu? Yoksa Tayyip babaları herşeyi onlar yerine düşünür, onların düşünmesine gerek kalmaz mı? Her ne ihtimal gerçek olursa olsun açıkça şuan parti içinde bir diktatörlük vardır.

Böyle bir demokrasi anlayışı yoktur. Olamaz...

Ha benim meclis başkanı olmasını istediğim isim ise renkli kişiliği ile Kamer Genç idi ama kazanamayacağı çok açıktı. Umarım önümüzdeki dönemlerde onu Meclis başkanı olarak görme fırsatımız olur. En azından doğru bildiğini dobra dobra söyleyebilen delikanlı biri :)

Salı, August 4, 2009

Enflasyon Düşüyor Oleyyyy (!)

Enflasyon oranları açıklanmış.  Haber aynen şöyle

----------------------------------------
Enflasyon Temmuz ayında beklentiler doğrultusunda gerçekleşti ve yıllık bazda yine düşüşe geçti.

Türkiye İstatatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Enflasyon Temmuz'da TÜFE'de yüzde 0.25 arttı, ÜFE'de yüzde 0.71 düştü.

Yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 5.39'a, ÜFE'de yüzde -3.75'e geriledi.
----------------------------------------

Ben bakıyorum cebimdeki para her gün pul oluyor.
Markette herşey ateş pahası.
Ama gel gelelim enflasyon düşmüş.

Bu enflasyon ne menem bir şey ki böyle düşük çıkıyor hayret. Sonra aklıma geldi ney hesaba katılarak bu enflasyon hesaplanıyor diye. Liste şöyleymiş...

Hortum, yaş pasta, antep fıstığı, leblebi, madlen çikolata, ruj, oje,fanila, iç çamaşırı, cam,musluk, kilit, tül perde, soba borusu, böcek ilacı, çalı süpürge, gündelikçi kadın ücreti, enjektör, yara bandı, gözlük camı, patinaj zinciri, oto pastası, pinpon topu, lego, flüt, spor toto, milli piyango, hamam ücreti, ahtapot (kalamar), karides, balık yumurtası
(havyar), mermer, kireçtaşı,zımpara, yem, ciklet, ispirto, çuval, sütyen, külot, kereste, cd-kaset,kimyasal maddeler, gübre, barut, dinamit, lastik eldiven, cam yünü, tuğla, alçı, teneke kutu, fişek,oto jantı, korna, elektrik sayacı, tencere, çöp sepeti, ampul, pil, tornavida, kum, dikenli tel, dikiş makinesi, matkap ucu, kadın bağı, kiremit, yapıştırıcılar, mürekkep, kolonya, serum,demir, bakır.

Liste hakikaten mükemmel :) barut-dinamit her eve lazım herkesin tükettiği şeyler. Biz evde muhakkak günde 1-2 patlama yapar eğleniriz. Tabiki yok böyle birşey resmen dalga geçer gibi bir liste var burda.

Peki listede neler yok ona bakalım. ..

Peynir, zeytin, çay, şeker, yumurta, çiçek yağı, zeytin yağı, makarna, helva, bal, reçel, kahve,ekmek, margarin, salça, sucuk, et, süt, pirinç, mercimek, nohut, kuru fasulye, un, bebe bisküvi,meyve suyu, sigara, ekmek, deterjan, çocuk bezi, piknik tüpü, doğal gaz,elektrik, su, telefon,sebze, meyve...

Enflasyon nasıl düşüyor şimdi anladınız mı?

Pazartesi, August 3, 2009

Hiç Gereği Olmaz Tabi

Ankarada Başbakanımız AKP Ankara Milletvekili Faruk Koca’nın dönercisinde akşam yemeği için döner yemeğe gitmiş.

Yoldan geçenleride davet etmiş tabi ama herhalde pek rağbet olmamış.

Ordan geçen 6 öğrencide başbakanı protesto için "Siz döner yiyorsunuz ama biz açız harçlarımızı ödeyemiyoruz" diye lafı giydirince çevik kuvvet yaka paça gençleri alıp içeri atmış.  Olaya tanık olanlarda alkışla öğrencilere destek vermişler.

Yemekten sonra dükkanları gezmek için yollara düşen Tayyip bey baktı ki tepki çok vazgeçmiş :)
Gazetecilerde tepkileri sorunca "Hiç gereği yok" yanıtını vermiş. Hiç gereği olmaz tabi Tayyip bey ama sizin oğlunuzun olduğu gibi gemicikleri yok ki bu garibanların...

Pazar, August 2, 2009

Yargı Yargıya Bırakılamaz

Başlık ülkemizi yöneten yöneticilerin ne kadar akıllı olduklarını ortaya net bir şekilde koyuyor.

Adını dahi anmak istemediğim bir siyasetçimiz televizyona çıkıp "yargı yargıya bırakılamaz" diye bir cümle sarfediyor. Aslında cümleye ilk bakıldığında çok aptalca geliyor. Ne demek yargı yargıya bırakılamaz illa hukukçuların başına bir çoban mı koymak gerek bu adamlar bunca yıldır bu işleri şansına mı yürütebildiler? Elbette hayır.

Hükümet işine gelen davalarda, işine gelen kararlarda yargıya karışmayın yargı bağımsızlığı önemlidir derken.  Kendi işine gelmeyen davalarda tam tersi tavır takınmakta. Bu cümlede işte bu zihniyetin eseridir. Zekice ve planlı olarak söylenmiştir.

Perşembe, Temmuz 30, 2009

Çek Git Tayyip

En son 29 Kasım 2008 tarihinde yazmışım tam tamına 8 ay 1 gün olmuş.

Memlekette değişen neler var diye şöyle bir bakıyorum.

Kriz devam ediyor.
AKePe iktidarı kadrolaşmaya, yolsuzluğa devam ediyor.
YÖK Başkanı Y. Ziya Özcan kendisini o mevkiye getiren iktidara yalakalığına devam ediyor.
AKePe ve yandaş medya yargı organlarını yıpratmaya devam ediyor.
Yine AKePe ve yandaş medya (isim verelimde şöyle zaman, yeni şafak, star, taraf vs.) orduyu yıpratma çabalarına son hız devam ediyor.
Bölücüler mecliste fink atıp bizim vergilerimizle verilen maaşlarla bölücülük faaliyetlerine devam ediyor.

Ama bir olay var ki kanıma dokunuyo, sinirden gözlerimden yaş getiriyo.
İmralıda yatan kansız soysuz köpek iktidara akıl veriyor. Kürt açılımı adı altında PKK ve kansız apo ile anlaşmaya yanaşılıyor. Bunca verilen şehitin eminim mezarında kemikleri sızım sızım sızlıyordur.

Üniversitede ki bir hocamız tarihi bu günle kıyaslayıp dersler vermeyi çok severdi. Ben ve birkaç arkadaşımda bu konularla ilgili olduğumuz için onun ağzından çıkacak her kelimeyi dikkatle dinlerdik. Ve Atatürk'ün şu sözlerini en azından 10 dersinde tekrar etti "Türkiye Cumhuriyetine kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir" bir cümle ile ülkenin birliği ve bütünlüğü en güzel bu şekilde ifade edilir.

Şimdi kalkmışlar kürt açılımı diyorlar. Bu ülkede kürtten başka ırklarda var, lazı, çerkezi, rumu, ermenisi, bulgarı, yugoslavı, giritlisi, balkan göçmenleri vs. vs. vs. O zaman hepsine ayrı ayrı haklar verelim. Ortada hiçbirşey kalmasın.

PKK bu güne kadar silahla mücadele etti. Şimdi ise dağdakilerin sözcülüğüne savunanlar kalkmışlar PKK eylemsizlik içinde olacaklar diyor. Bu süreç içinde güçlenmeleri söz konusu, geçtiğimiz yıllardaki yedikleri darbeleri ki bu darbeler bence pek ağır değildi, telafi etme durumu var.

Eline her silahı alıp dağa çıkana hak vereceksen.
Teröristlerle masaya oturacaksan.
Binlerce kardeşimi öldürenleri affedeceksen.
Bu ülkenin başında bir dakika bile durmaya hakkın yok R. Tayyip ERDOĞAN çek git.