Evet son günlerin en güncel konusu pirinç. Başlıkta çok muhterem ve sayın başbakanımızın veciz bir sözü. Yahu kim dedi pirinç yok? Kim dedi bulgur yok? Kim dedi sıra var? evet 1-2 haberde sıra vardı toprak mahsülleri ofisi önünde ama bu sıra bizim türk insanının stokçu istifçi yapısından kaynaklanıyor. Savaş çıkacak makarna alaım hurraa markete. Deprem oldu markete hurraaa makarna alalım. Durum aynı pirinç bitiyo yok spekülasyonları çıktı hooooop millet ucuzundan TMO dan pirinç almaya gitmiş sıra vardı. Neyse bu pek önemli değil. Ben başbakana şunu sormak istiyorum. Eyvallah tamam pirinçte var bulgurda fakat raflarda bunların fiyatları hakkında ne düşünüyosun? Ya milletin cebindeki para? Pirinç var bulgur var ama insanlarda onu alıp sofraya koyacak para yok.
Peki pirinç var ama neden pahallı. Çok basit TMO elindeki pirincin %50 civarındaki kısmını özel sektöre satmış. Tabii satacak orda bir problem yok. Ama gidip 3-4 büyük toptancıya satıp piyasayı tekel haline getirirse karaborsacılara gün doğar.
Tabii gündemde sadece pirinç ve bulgur var. Diğer kurubakliyatlar, yağ, un, şeker söyleyen yok ama ben söyleyim pahallı hemde çok pahallı.
Ekonomi bakanı maliye bakanı zart bakanı zurt bakanı çıkar. Herşey yolunda ekonomimiz düzgün der. Bizde inanır oturur bakarız işimize.
Günün anlam ve önemine istinaden Nazım Hikmet 'ten bir şiir paylaşmak istiyorum.
DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
Bilmem bişeyler anlattı mı?
Bir diğer konu şu. Okullarda izletilen korku filmi gibi din filmleri.
Herşeyden önce hani olurda birileri bu yazıyı okursa yanlış anlamasınlar diye söylüyorum. Müslüman geçinen bir çok kişiden daha müslümanım ama bunların ne dinle, ne kitapla, ne Allah'la alakalı değil.
Gencecik beyinleri korkutarak namaz kıldırıp elinize ne geçecek. İslam dini hoşgörü dinidir. Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. İnanan içinden gelen ibadet eder, inanmayan ibadet etmek istemeyen etmez. Kimse kimseye zorla ibadet ettiremez ettirsede anlamı olmaz. Ata sözümüz bile var "zorla güzelllik olmaz".
Birde eskimiş bir haberden bahsetmek istiyorum. Sadece benim değil eminim her kesimden tüm türkiyenin takdirini kazanmış bir belediye başkanı. İzmir-Dikili 'de burnumun dibinde 10 tona kadar su bedavaymış, ulaşım bedava, öğrenci servisi bedava, ekmek 25 kuruş. Sağlık hizmetleri deseniz sudan ucuz 1ytl muayne, 6 ytl röntgen paran yoksa hepsi bedava. Birde projesi varmış 35 ytlye jeotermal enerjiyle insanları ısıtmak. Yapar eminim yapar ve yaptığı için ceza alır.
Bir çok yetkilinin utanması lazım değil mi?